İzmir Mekan Rehberi
İŞLETMENİZİ KAYDEDİN

Çankaya'dan Eşrefpaşa'ya

Çankaya'dan Eşrefpaşa'ya Hakkında


İzmir kentinin en eski güzergahlarından biri olan Eşrefpaşa Caddesi, Çankaya'yı Eşrefpaşa'ya ulaştıran yoldur. Oldukça dar olduğu dönemlerde İkiçeşmelik Yokuşu ya da Uluyol adıyla da anılmıştır. Günümüzde Eşrefpaşa'da park olarak biçimlenmiş geniş alanlarda Cumhuriyet dönemi öncesi var olan Müslüman Mezarlığı'da tam ortasından geçen bu yol nedeniyle Ulu Mezarlık olarak söylenmiştir. Hem Çankaya hem de Eşrefpaşa semtleri birbirlerinden çok farklı ancak İzmir kentinin güzelliklerini oluşturan dokuya sahiptir.

 

Çankaya'dan Eşrefpaşa'ya Tarihçesi


Çankaya'dan Eşrefpaşa'ya Gezilecek Yerleri


Bitpazarı
Çankaya semtinde, Fevzipaşa ve Gazi Bulvarları arasında kalan bölgede, "Bit Pazarı Sevgi Yolu" olarak da bilinen eski eşya pazarı. "Bat Pazarı" sözcüğünden bozulmuş olan Bit Pazarı daha önceleri günümüzde Gaziosmanpaşa Bulvarı'nın bulunduğu bölgede, daracık sokaklarda iken 1932 yılında yeni yerine kadırılır. Halk arasında "Sipahi Pazarı" olarak da anılmıştır. Günümüzde eski "Bit Pazarı" özelliğini her saati oldukça canlı olan ve özellikle hırdavat ve elektronik malzemenin satıldığı önemli bir merkezdir.

1369. Sokak (Çankaya Metro İstasyonu'na uzaklığı: 170m)

Huzur Oteli
1910'lu yılların sonunda inşa edilmiş tarihi otel 16 odaya sahiptir. Dönemin ilginç çizgilerini taşıyan mimari yapısıyla dikkati çeker ve benzerleri arasında varlığını günümüze kadar koruyan ender örneklerdendir. Bir dönem "Aydın Kasaba Oteli" adıyla da anılmıştır.

Fevzipaşa Bulvarı (Çankaya Metro İstasyonu'na uzaklığı: 110m)

Havra Sokağı 
929. Sokak, halk arasında bu adla anılır. Çarşının en hareketli bölgelerinden biridir. Çevresindeki havraların yanı sıra yakın zamanlara kadar meyhaneleriyle ünlü olan bu sokak Cumhuriyet'in ilk yıllarından yana İzmir'in balık ve sebze pazarı gibidir. Her tür taze meyve sebze buradaki manavlardan oldukça ucuz fiyatlara alınabilir.

Sinagoglar 

Ets Hayim Sinagogu 
"Hayat Ağacı" anlamında bir ad taşıyan bu sinagogun benzerleri arasında İzmir'deki en eski yapı olduğu ileri sürülmektedir. Bizans döneminden kalıp kalmadığı tartışılan yapı 1770 yılında onarım görmüşse de 1841 yılında yanmış ve 1851 yılında Daniel Sidi tarafından onarım görmütür. Yapının altında "Kaal de Abaşo" denilen bodrum katı da bulunmaktadır.

937. Sokak

Bikkur Holim Sinagogu
"Bikur Halim" adıyla da anılan ve temelinin Bizans döneminde atıldığı söylenmekte olan ve İzmir'deki benzerlerinin es eskisi olan sinagog 1724 yılında Salomon de Claves adında Hollanda sıllı bir kişi tarafından inşa ettirilmiş ancak 1742 yılında kısmen 1772 yılında ise tümüyle yanınca aynı aileden Manuel de Claves tarafından 1800 yılında yeniden inşa ettirilmiştir. "Hasta Ziyareti" anlamındaki adını, salgın hastalıkların oldukça yoğun görüldüğü dönemde hastane olarak hizmet vermesinden ötürü aldığı bilinmektedir. Aynı dönemde bodrum katı ise cemaatin tutukevi olarak kullanılmıştır.

Eşrefpaşa Caddesi - Mezarlıkbaşı

Şalom Sinagogu 
XVII. Yüzyıl'ın başında İzmir'de bulunan 6 havradan biri olduğu bilinen yapının XVI. Yüzyıl'da inşa edildiği tahmin edilmektedir. Aydın şehrinden İzmir'e göçen Museviler tarafından kurulduğu için "Aydınlar" ya da "Aydınlılar Sinagogu" olarak da anılan ve İzmir Museviler örgütlemesi amacıyla Selanik'ten getirtilen Hahambaşı Hayim Eskapa döneminde kullanılan ve gereksinimleri o dükkanın geliriyle karşılanan bu yapı, 1800, 1841 ve 1889 yıllarında onarılmıştır. Bulunduğu semti kül eden 1841 yangının bu sinagogun kapısında sönmesi ile de ünlenmiştir.

927. Sokak 

Sİnyora (Giveret) Sinagogu
Bazı kaynaklarda 478 yılında inşa edildiği belirtilmesine karşın XVI. Yüzyıl sonların doğru yapılmış olduğu tahmin edilmektedir. Musevi tarihçilerine göre sonraları Hristiyan olmayı seçmiş bir Musevi olan Donna Gracia Mendes adlı bir kadın tarafından yaptırıldığı için "Sinyora" adıyla anılmaktadır. Bölgede çok etkili olan 1841 yangını bu yapıda da ağır hasar vermiştir. XX. Yüzyıl başından günümüze dört kez onarım gören sinagog, diğerlerinden resim ve süslemeleriyle farklılık gösterir.

927. Sokak

Beth İllel Sinagogu 
XIX. Yüzyıl'da hizmet veren bu sinagog Musevi cemaatinin önemli ailelerinde olan Palaçilerin konutları içindeydi. "Kutsal Üçgen" inancını yaşatan bir grup Palaçi müridi tarafından her yıl ziyaret edilmekte olan yapı harap ve yanmış durumdayken İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından müze olarak da kullanılmak amacı ile 2014 yılında onarım görmüştür.

920. Sokak

Polis Anı Evi
1913 yılında, Vali Rahmi Bey tarafından inşa ettirilen ve 100 yıla yakın bir zaman önce Keçeciler, sonra da Anafartalar Karakolu adlarıyla kullanılan yapı 2004 yılı başlarında gördüğü onarım çalışmaları sonucu "Polis Anı Evi" adıyla, Polis Müzesi olarak düzenlenmiştir. Cephe süslemeleriyle İzmir'deki oryantalist eğilimli yapıların örneği olan müzede emniyet teşkilatının yüz yılı aşkın geçmişinde kullandığı giysilerden silahlara, aksesuvarlardan teknik donanımlara her tür malzeme sergilenmektedir.

Anafartalar Caddesi Girişi (Çankaya Metro İstasyonu'na uzaklığı: 275m)

Sabetay Sevi Evi
Sabetay Sevi 1626 yılında İzmir'de doğar. Gördüğü din eğitiminden sonra 22 yaşında Mesih olduğunu iddia eder. Dünyayı kötülüklerden arındırarak tüm Musevileri kutsal topraklara götüreceğini savıyla Musevi dünyasına ikiye böler. 1666 yılında Müslüman olmayı kabul eder ve  zamandan bu yana kendisiyle birikte aynı yolu izleyenlere de "Avdeti" ya da "Dönme" denir. Sabetay Sevi'nin yaşadığı düşünülen ve Agora Açıkhava Müzesi sınırları içinde kalan ev restorasyon görmektedir. Mimari özelliklere ve yapıdaki sütunların konumuna bakarak burasının sonraki yıllarda katlara bölünmüş yüksek ve öze bir yapı olduğu düşünülebilir.

920. Sokak - Agora

Asmalı Mescit Camisi 
XIX. Yüzyıl'ın başlarında faal olduğu bilenen cami, geçirdiği yangından sonra 1894 yılında yeniden inşa edilir. Mescit'in bir bölümü Eşrefpaşa Caddesi'nin açılma çalışmaları sırasında yıkılmıştır.

Eşrefpaşa Caddesi (Çankaya Metro İstasyonu'na uzaklığı: 730m)

Kestelli Camisi
Kemeraltı'nda, Başdurak'tan İkiçeşmelik semti ve Eşrefpaşa Caddesi'ne doğru çıkan cadde XIX. Yüzyıl'ın ikinci yarısında "Kestaneoğlu Sokak" olarak bilinirken sonraları "Kestellizade Caddesi" olarak söylenen yol "Kestelli Yokuşu" adıyla da anılır. adde üzerinde ve çevresinde çok sayıda önemli tarihi yapı bulunmaktadır.

863. Sokak (Çankaya Metro İstasyonu'na uzaklığı: 810m)

Çivici Hamamı
İzmir'deki tarihi hamamlardan biri olan bu hamamın da inşa tarihi kesin olarak bilinmemekte, ancak XVII. Yüzyıl sonlarında yapıldığı düşünülmektedir. 1994 - 1995 yıllarında onarım görmüştür.

Kestelli Caddesi - İkiçeşmelik

Yeni Şark Hamamı
İnşa tarihi kesin olarak bilinmeyen ve bulunduğu mevki "Yıkık Minare" olarak adlandırılan hamamın Eşrefpaşa Caddesi'ne bakan giriş cephesi, söz konusu caddenin genişletilmesi sırasında yıkılmıştır. XVIII. Yüzyıl eseri olduğu varsayılan hamamın girişe yakın "Soyunmalık" bölümünde yer alan süslemelerde günümüz Türk bayrağında kullanılan "Hilal içinde 5 ışınlı yıldız" motifinin İzmir'deki ilk uygulama örneklerinden biri bulunmaktadır. Bu motifin Sultan Abdülmecit döneminde kulannılmaya başlamasından yola çıkarak, yapının XIX. Yüzyıl ortalarından sonra elden geçirildiği de söyenebilir. Hamam yakın yıllara kadar "Saçmacı Hamam" adıyla bilinmekteydi.

Eşrefpaşa Caddesi (Çankaya Metro İstasyonu'na uzunluğu: 830m)

Yemişçizade Konağı
Önceki adıyla Müftü Sokak'ta bulunan bu ünlü konak Cumhuriyet'in ilk yıllarında Tapu Kadastro Müdürlüğü, Askerlik Şubesi ve Kestelli Kız Ortaokulu olarak kullanılmıştır. Adını, ilk sahibi olan Yemişçizade ailesinden alan ve de halk arasında "Alanyalı Konağı" olarak da bilinen yapı Konak Belediyesi mülkiyetine geçmiş olup restorasyon çalışmaları sürmektedir.

838. Sokak (Çankaya Metro İstasyonu'na uzaklığı: 1000m)

Naturzade Camisi
XVIII. Yüzyıl'ın ikinci yarısı ile XIX. Yüzyıl başkarında yapıldığı düşünülen caminin kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. 1874 yılında Hacı Mustafa Efendi tarafından önemli oranda tamir ettirilmiştir. Bazı kaynaklarda "Kadızade Camisi" ya da "Natırzade Camisi" olarak da belirtilmektedir. Bahçesinde küçük bir hazire bulunmaktadır.

838. Sokak - İkiçeşmelik

İkiçeşmelik Camisi
Kurt Mehmet Paşa'nın yaptırdığı ve bu nedenle "Kurt Mehmet Yeniçeri" ya da "Kurt Beşe" adlarıyla anılan İkiçeşmelik Camisi'nin inşa tarihi mermer kitabesinde 1893 olarak belirtilir. Cami, sonraki yıllarda Hacı Fehmi Paşa'nın babası ve İzmir'in pirinç tüccarlarından Hacı Hafız Süleyman Efendi tarafından önemli bir onarım görür ve yeni kısımlar eklenir. Cadde kenarında, kırmızı kesme taştan ve oldukça yüksek olan minare ise Hacı Fehmi Paşa tarafından yaptırılır. Caminin dış merdivenleri altında bulunan sebil yakın zamandaki onarımda kaldırılmıştır.

Eşrefpaşa Caddesi - İkiçeşmelik

Ahmet Ağa Camisi 
XIX. Yüzyıl'ın ortalarında faal olduğu bilinen cami, Şeyh Ahmet Efendi tarafından dolma bir teras üzerine inşa ettirilmiştir. Bazı kayıtlara "Halil Efendi Camisi" adıyla da anılmaktadır. Kesin olmamakla birlikte XVI. Yüzyıl başlarında inşa edilmiş olan Şeyh Ahmet Efendi Camisi'nin yerini büyük olasılıkla XIX. Yüzyıl'ın ikinci yarısında inşa edilen Halil Efendi Camisi almıştır. Caminin küçük bir haziresi de bulunmaktadır.

760. Sokak (Çankaya Metro İstasyonu'na uzaklığı: 1120m)

İkiçeşmelik
Adını "İki Çeşmelik" olarak adlandırılan üst üste iki sokak çeşmesinden alan semt. İzmir'in oldukça eski ve önemli bir semtine adı verilen üst üste iki çeşme Eşrefpaşa Caddesi üzerindedir. Yolun genişletilmesi ve yokuşun eğiminin azaltılması çalışmalarında ilk çeşme bir hayli yukarıda kaldığı için, hemen altına ikinci bir çeşme daha yaplır ve benzerine çok güç rastlanır ilginç bir görünüm oluşur. Çeşmlerden üstte olanda 1768 tarihi yazılıdır. Bazı rivayetlere göre ise1720 yılından önce Damat İbrahim Paşa tarafından yapılmıştır. Çeşmeler akmamaktadır.

Eşrefpaşa Caddesi (Çankaya Metro İstasyonu'na uzaklığı :1200m)

Cici Park 
İzmir'deki birçok park gibi burası da eski bir mezarlık alanıdır. Mezarlığı ikiye bölen Uluyol'un genişletilerek günümüzdeki Eşrefpaşa Caddesi'ne dönüşmesinden sonra yolun güney tarafındaki sırtta kalan bölümüne Cumhuriyet Koruluğu ve Cici Park adı verilir. İzmir Körfezi ve çevresinin muhteşem görüntüsüne sahiptir.

Eşrepaşa Caddesi (Konak Saat Kulesi'ne uzaklığı: 2200m)

Via Dora (Altınyol)
Roma döneminden kalma, ve adı "Altın Yol" anlamında olan, 120 metre uzunluğundaki taş döşeli yol, 1942 yılında İzmir Belediyesi'nin Cumhuriyet Koruluğu tanzim çalışmaları sırasında bulunur. İ.S. II. Yüzyıl anlatımlarında sözü geçen bu yolun ünlü Kervan Köprüsü yakınlarından başladığı ve Basmane semtinde olduğu bilinen Manisa Kapısı'nı geçtikten sonra Agora'ya ulaştığı bilinmektedir. Altınpark Kazı Alanı'nda ortaya çıkarılan taş döşeli yol bu caddenin parçasıdır. Via Dora'nın bu ünlü Roma caddesinin Efes Kapısı'na ulaşan bir bölümü olduğu kabul edilebilir. Bazı kaynaklar yolun çeşitli kollara ayrılara, bu noktadan Hisar Camisi yakınlarına kadar da uzandığını yazmaktadır.

Eşrefpaşa Pazar Yeri (Çankaya Metro İstasyonu'na uzaklığı: 1320m)

Bayramyeri
Eşrefpaşa semtine girişte, Varyant çıkışından hemen sonra yer alan bu semt adını bir zamanlar burada kurulan ünlü bayram yerinden alır. Söz konusu bayram yeri günümüzdeki Halitbey İlköğretim Okulu'nun bulunduğu alanda kurulmaktaydı. Günümüze ulaşamamış Bayramyeri, semtin adında yaşamaktadır.

Eşrefpaşa
İzmir'de birçok yönden gelen yolların birleştiği önemli bir semttir. Semte adı verilen ve İzmir'de Belediye Başkanlığı yapmış kişilerin en önemlilerinden biri olan Hacı Eşref Paşa, bir dönem yaptığı Suriye Vilayeti Vali Yardımcılığı görevinden sonra İzmir'e İl İdare Meclisi Üyesi olarak gelir. Zamanın İzmir Belediye Başkanı Evliyazade Hacı Mehmet Efendi'nin istifası üzerine, 12 Ekim 1895 tarihinde vekil olarak bu göreve atanır. İzmir Belediyesi Eşref Paşa zamanında hem örgüt hem de parasal açıdan oldukça önemli gelişme gösterir. Eşrefpaşa; Belediye Teşkilatının esnaf üzerindeki etkisini o döneme kadar görülmemiş biçimde arttırır. Özellikle ekmek ve et üzerindeki tekeli kırmak için narh uygulaması getiri ve "Numune Fırınları" adıyla bilinen belediye fırınlarını hizmete sokarak ekmek fiyatlarının arttırılmasını engeller. 1907 yılında görevinden ayrılışına kadar Guraba-i Müslimin'in (Sonraları Devlet Hastanesi) 1898 yılında genişletilmesi, Halkapınar - Punta tramvay hattının 1903 yılında hizmete açılması ve Karşıyaka tramvay hattının 1905 yılındaki ihalesi ve inşaatının başlaması Eşref Paşa döneminde gerçekleşir. Eşrefpaşa, İzmir Körfezi ve kentin panoramik olarak en güzel seyredebildiği semtlerin başında gelir.

Eşref Paşa Camisi
Yapımına, adını aldığı Belediye Reisi Eşref Paşa'nın 1895 yılında göreve atanmasından hemen sonra başlanan caminin büyük bölümü 1902 yılında, eksik kısmı ise Hace Fatma Hanım adlı bir hayırseverin katkısıyla tamamlanarak 1904 yılında ibadete açılır. Cami, bağdadi ve iki katlı olup, alt katında da ibadet edilmektedir. Ön cephesinde kırmızı ve yeşil renklerde kesme taş kullanılmıştır.

565. Sokak (Üçyol Metro İstasyonu'na uzaklığı: 970m)

Horasanlı Cami
XIX. Yüzyıl'ın son çeyreğinde Süleyman oğlu Horosanlı Camcı Hacı Ali Efendi tarafından mescit olarak yaptırılır. Bu nedenle ilk dönem kayıtlarında "Horasanlı Mescidi" ve "Hacı Ali Ağa Camisi" adıylaanıldığı gibi bazı kayıtlarda da "Tevhidiye Mescidi" olarak geçmektedir. 1964 yılında halkın bağışları ile büyültülerek cami haline getirilen yapının minaresinin büyük bölümü ülkemizde ilk kez camdan yapılır ve gece ışıklandırılır.

565. Sokak (Üçyol Metro İstasyonu'na uzaklığı: 1290m)

 

Çankaya'dan Eşrefpaşa'ya Fotoğrafları


Çankaya'dan Eşrefpaşa'ya Videoları


Bölgeler

Malzemeler


Hamur Tipi


İçecek


FOTOĞRAF YÜKLE


OTELE MESAJ GÖNDER


MEKANA MESAJ GÖNDER


OTELE MESAJ GÖNDER


GÖRÜŞLERİNİZİ PAYLAŞIN


GÖRÜŞLERİNİZİ PAYLAŞIN


ÜYE OL


FACEBOOK İLE GİRİŞ TWITTER İLE GİRİŞ

GİRİŞ YAP


FACEBOOK İLE GİRİŞ TWITTER İLE GİRİŞ ÜYE OL