Gelişen sanayisi ve öğrenci nüfusuyla sürekli bir koşturmaca içinde olan Bornova, yüksek binaların ardına gizlenmiş tarihi konakları ve bu konakların görkemli botanik bahçeleriyle İzmirlilere nefes alma alanları sunuyor. 19. yüzyılda İngiliz ve Fransız kökenli Levanten ailelerin sayfiye yeri olarak inşa ettikleri bu ihtişamlı yapılar, mimarileri kadar bahçe peyzajlarıyla da dönemin zevkini günümüze taşıyor. İklimin sunduğu avantajlarla adeta küçük birer botanik parka dönüşen bu alanlar, doğa ile iç içe, sessiz ve huzurlu bir mola arayanları bekliyor.
İzmir tarihi bahçeler rehberi denildiğinde Bornova'nın bu saklı hazineleri hemen akla geliyor. Bu konakların birçoğu günümüzde üniversite kampüsü sınırları içerisinde kalmış veya kamuya ait kültür mekanlarına dönüştürülmüş durumda. Ancak etraflarını saran yüksek demir parmaklıkların ardında, asırlık çam ağaçları, manolyalar, nadir bulunan palmiye türleri ve devasa palmiyeler yaşamaya devam ediyor. Yürüyüş yolları boyunca uzanan çiçek tarhları, bahar aylarında adeta bir renk paleti gibi patlayarak görsel bir ziyafet sunuyor. Ağaçların arasında dolaşırken duyulan kuş cıvıltıları, ana caddenin egzoz gürültüsünü bir anda unutturuyor.
