Foça, İzmir'in kuzeybatısında, antik tarihi ve doğal sit alanlarıyla tanınan bir ilçe. Ama şehrin turistik profili çoğunlukla plaj ve fok denizine yoğunlaştığından, kara tarafındaki tarihi katmanlar oldukça az ziyaret görüyor. Özellikle ilçenin eski Rum mahallesi kalıntıları, hem mimari hem de demografik tarih açısından dikkat çekici bir alan. Foça'da tarihi Rum evleri ve eski kilise izleri arayanlar için bu yürüyüş rotası şehirden farklı bir perspektif sunuyor.
1923 nüfus mübadelesi öncesinde Foça, Rum Ortodoks nüfusun yoğun biçimde yaşadığı bir ilçeydi. Mübadele sonrasında bu mahalle büyük ölçüde boşalmış; yerleşimciler zamanla yapıları farklı amaçlarla kullanmış ya da kendi binaları için malzeme olarak sökmüş. Bugün gözlemlenebilen kalıntılar, kısmen ayakta duran taş duvarlar, kısmen ise toprak altında kalan temel izleridir.
Kilise avlularından biri, bugün küçük bir park alanına dönüştürülmüş durumda. Etrafı düzenlenmiş, üstüne oturma birimleri eklenmiş ama taş sütun tabanları ve duvar örgüsü hâlâ net biçimde görünüyor. Bir kısmına dokunmak mümkün; taşların dokusunda eski çimento harcı ile yeni onarım arasındaki fark hissediliyor. Foça'da tarihi mimari ve mübadele tarihi araştırmak isteyenler için bu avlu, dönemle ilgili önemli ipuçları sunuyor.
Eski mahalle içinde bazı yapılar bugün hâlâ iskân görüyor. Yenilenmiş pencereleri, boyalı cepheleri ve ahşap kapılarıyla bu evler fark edilmeden yürüyüp geçilebiliyor. Ama cephe oranları, taş örgü detayları ve kapı kemerleri, bu yapıların 20. yüzyıl başına uzandığını ele veriyor. Mahalle sakinleriyle konuşulduğunda zaman zaman aileden aktarılan anekdotlar duymak da mümkün.
Foça'yı ziyaret edenlerin büyük çoğunluğu bu mahalleden habersiz geçiyor. Resmi bir turizm rotasında yer almıyor, tabelalanmamış, rehber listelerine girmemiş. Bu da ona ayrı bir değer katıyor. Yavaş bir öğleden sonra, bu sokaklarda dolaşmak; eski ses tonlarını ve kaybolmuş komşulukları hayal ederek yürümek, Foça'nın başka hiçbir köşesinde bulunamayacak bir deneyim.
Editör Notu: Foça mübadele tarihi üzerine derlenmiş birkaç akademik çalışma mevcut. Bu konuya ilgi duyanların, ziyaret öncesi Lozan Barış Antlaşması dönemine ait yerel tarih kaynaklarına göz atması ziyareti çok daha anlamlı kılacaktır.
