Selçuk ilçesinin tepelerinde, zeytin ve çam ağaçlarının arasına saklanmış Şirince, turistik yaz sezonunun bitmesiyle o çok sevilen sükunetine geri dönüyor. Sokakları dolduran kalabalıkların yerini yöre halkının günlük telaşına bırakması, köyün gerçek ritmini hissetmek isteyenler için harika bir fırsat kapısı açıyor. Cumbalı eski evlerin gölgesinde uzanan arnavut kaldırımlı yokuşları tırmanırken, bacalardan tüten odun ateşinin kokusu burnunuza çalınıyor.
Bağ bozumu döneminin hemen ardına denk gelen bu aylarda, mahzenlerdeki hareketlilik yerini olgunlaşma sürecinin sessiz bekleyişine bırakıyor. Tarihi konakların avlularında kumda ağır ağır pişen Türk kahvenizi yudumlarken, vadinin kızıl ve sarı tonlarına bürünen sonbahar renklerini izlemek tarifsiz bir huzur veriyor. Köy pazarında dolaşırken teyzelerin elleriyle açtığı gözlemelerden tatmak, ev yapımı reçellerden ve zeytinyağlı sabunlardan almak Şirince ritüellerinin başında geliyor. Doğayla baş başa kalmak isteyenler, köyün hemen çıkışındaki patikalarda yürüyüş yaparak temiz havanın tadını çıkarabiliyor.
Editör Notu: Köyün dar ve dik sokakları, özellikle yağışlı sonbahar günlerinde kayganlaşabiliyor. Rahat adımlar atabileceğiniz yürüyüş ayakkabılarını tercih etmenizde fayda var. Konaklama niyetiniz varsa, şömineli butik otel odalarında yer bulabilmek için planınızı birkaç hafta önceden netleştirmeniz oldukça akıllıca olacaktır.
