İzmir'in doğu sınırında konumlanan Kemalpaşa ilçesine bağlı Nazarköy, kentin kalabalık ve sanayi odaklı yapısından sıyrılarak Nif Dağı'nın yeşil yamaçlarına sığınan özel bir yerleşim alanı olarak varlığını sürdürüyor. Eski adıyla Kurudere olarak bilinen köy, ismini uzun yıllardır sürdürülen geleneksel cam nazar boncuğu üretiminden alıyor ve bu kadim zanaatı günümüzde yaşatan nadir merkezler arasında bulunuyor. Sadece ticari bir üretim sahası olmanın ötesine geçen yerleşim, arkasına aldığı sık çam ormanları, kanyon rotaları ve akarsularıyla doğa tutkunları için çok yönlü bir keşif noktası sunuyor. Fabrikasyon ve plastik ürünlerin piyasayı domine ettiği günümüz şartlarında, bin iki yüz derecelik odun ateşi karşısında el emeğiyle şekillenen cam boncuklar, kültürel bir direnişin estetik sembolleri olarak ziyaretçileri büyülüyor.
Köyün ana caddesi boyunca sıralanan atölyeler, ziyaretçilere üretim sürecini canlı olarak izleme imkanı veriyor. Geleneksel ocaklarda kızılçam odunu yakılarak ulaşılan yüksek sıcaklıklarda, atık camların ve renkli cam çubukların eritilmesiyle başlayan serüven, ustaların ellerindeki demir çubuklarla (sındırgı) cama şekil vermesiyle son buluyor. Göz sembolünün katman katman işlendiği bu süreç, büyük bir fiziksel dayanıklılık ve ustalık gerektiriyor. Ocakların karşısında saatlerce ter döken ustaların ritmik hareketlerini izlemek, ortaya çıkan ürünün maddi değerinin çok ötesinde bir emek taşıdığını gözler önüne seriyor. Atölyelerin dışındaki sergi alanlarında ise, doğrudan bu fırınlardan çıkmış çeşitli boyutlardaki boncuklar, takılar, duvar süsleri ve rüzgar çanları doğrudan üreticiden alıcıya ulaşıyor.
Kültürel zenginliğin hemen arkasında, Nazarköy'ün ismine kaynaklık eden eski Kurudere kanyonu ve ormanlık alanlar başlıyor. Köyün içinden geçerek dağın derinliklerine doğru uzanan toprak patika, doğa yürüyüşü (trekking) sporuyla ilgilenen grupların sıklıkla tercih ettiği rotalar arasında yer alıyor. Dere yatağı boyunca yükselen çınar ağaçları, yaz aylarının kavurucu sıcaklarında dahi kanyonun içini serin ve gölgeli tutmayı başarıyor. Yürüyüş parkuru üzerinde karşılaşılan küçük şelaleler, doğal su havuzları ve sarp kaya oluşumları, fotoğraf çekmeyi sevenler için doğal bir stüdyo ortamı yaratıyor. Bölgedeki flora çeşitliliği, mevsimsel değişimleri yakından gözlemlemek isteyen botanik meraklılarına zengin bir veri sağlıyor.
Nazarköy'ü ziyaret etmenin temel faydaları arasında, zanaat kültürünün iyileştirici gücüyle doğanın rehabilite edici etkisinin aynı gün içinde yaşanması bulunuyor. Ziyaretçiler, ateşin ve camın dansını izlerken zihinsel bir odaklanma yaşıyor, kentsel sorunlardan uzaklaşıyor. Ardından kanyonda yapılan tempolu bir yürüyüş, bedensel kondisyonu artırırken ormanın bol oksijenli havası akciğerleri temizliyor. Çocuklu aileler için atölyeleri gezmek, bir nesnenin sıfırdan nasıl üretildiğini görmek adına son derece eğitici bir deneyim oluşturuyor. Ayrıca yerel halkın işlettiği gözleme çadırlarında veya köy kahvelerinde dinlenmek, yöresel yiyecekleri temiz havada tüketerek sindirimi kolaylaştıran sağlıklı bir mola fırsatı sunuyor. Pazar günleri kurulan küçük üretici tezgahlarından taze meyve ve sebze alışverişi yapmak, ev ekonomisine değer katıyor.
Ulaşım, İzmir-Ankara karayolu kullanılarak Kemalpaşa istikametine doğru ilerlenip, ilçe merkezini geçtikten sonra kahverengi turistik yönlendirme tabelalarının takip edilmesiyle sağlanıyor. İzmir kent merkezine yaklaşık kırk dakikalık sürüş mesafesinde olan köye giden yollar asfalt ve bakımlı durumda bulunuyor. Ancak hafta sonları, özellikle bahar aylarında artan ziyaretçi yoğunluğu sebebiyle, köy girişindeki otopark alanlarında yer bulma sıkıntısı yaşanabiliyor. Bu durumun önüne geçmek ve atölyelerdeki üretim sürecini ustalar yorulmadan, sakin bir ortamda izleyebilmek için sabahın erken saatlerinde köyde olunması tavsiye ediliyor. Toplu taşımayı tercih edecekler için İzmir'den Kemalpaşa merkeze, oradan da Nazarköy'e geçen minibüs hatları düzenli olarak çalışıyor.
Geleneksel cam işçiliğinin sürdürülebilirliği, bölgeye gelen ziyaretçilerin bu atölyelerden yapacağı doğrudan alışverişlerle doğru orantılı bir şekilde devam ediyor. Çin menşeli fabrikasyon kopyaların tehdidi altındaki bu asırlık meslek, bilinçli tüketicilerin el emeğine verdiği değerle hayatta kalıyor. Nazarköy, kültür ve doğa turizminin birbirini nasıl destekleyebileceğinin İzmir'deki açık kanıtı olarak değerini sürdürüyor.
Editör Notu: Kanyon yürüyüşüne çıkmadan önce köy içindeki küçük fırınlardan tahinli pide alarak sırt çantanıza koyabilirsiniz. Yürüyüş sırasında dere kenarında vereceğiniz molada bu yöresel lezzet enerji ihtiyacınızı fazlasıyla karşılayacaktır.
