Gündüzleri binlerce turistin akınına uğrayan ve güneşin altında gezmesi epey efor gerektiren Efes Antik Kenti, "Gece Müzeciliği" projesiyle eşsiz bir görünüme kavuşuyor. Gün batımının ardından özel tasarım LED sistemlerinin devreye girmesiyle, binlerce yıllık mermer sütunlar karanlığın içinden birer sanat eseri gibi yükseliyor. Özellikle Celsus Kütüphanesi'nin o ince taş işçiliği, ustaca ayarlanmış loş ışık hüzmeleri sayesinde gündüz hiç fark edilmeyen detaylarını gözler önüne seriyor.
Antik kentin içlerine doğru ilerledikçe Büyük Tiyatro'nun görkemli silüeti ziyaretçileri karşılıyor. Gündüz kalabalıklarının yarattığı uğultunun yerini cırcır böceklerinin sesine ve hafif bir rüzgar esintisine bırakması, tarihi dokuyla aranızdaki bağı güçlendiriyor. Bu mistik atmosferde yürümek, geçmiş çağlardaki filozofların, Romalı senatörlerin veya gladyatörlerin adımlarını takip ediyormuş hissi uyandırıyor. Yaz aylarında bunaltıcı sıcaklardan kaçmak isteyen yerli turistler için harika bir alternatif oluşturan gece turları, İzmir'den günübirlik planlanabilecek kusursuz bir kültür rotası sunuyor. Ziyaretçiler, karanlığın içindeki aydınlık heykellerin arasında dolaşırken zaman kavramını tamamen yitiriyor.
Editör Notu: Gece karanlığında antik taşların üzerinde yürürken zemin eşitsizliklerini fark etmek zorlaşabiliyor. Güvenliğiniz için altı kaymaz, sağlam spor ayakkabılar giymeniz oldukça mühim. Fotoğraf çekmeyi sevenler, telefonlarının flaşını kapatıp gece modunu kullanarak ortamın o dramatik ışığını çok daha profesyonel karelere yansıtabilirler.
